Yakuza 6: The Song of Life | Teknoloji haberleri

Yakuza 6: The Song of Life

4 dakikada okuyun


0

2006 yılında adı sanı duyulmamış bir oyun olarak piyasaya giriş yaptıktan sonra geldiği gibi sessiz sedasız bizlere veda ediyor Yakuza serisi. Bazı oyunlar vardır ki oynamadıysanız bile adını bilirsiniz. Mesela God of War. Bir de gizli hazineler vardır. Bir God of War gibi bilinmese de kemikleşmiş hayranları olan. Ne oyun 2006’dan bu yana çizgisini bozdu, ne de oyuncusu farklı bir şey beklemedi. Geniş hikaye, bol entrika, zevkli dövüşler ve şahane karakterler. Eklemeye veya çıkarmaya gerek yoktu. Ama her şeyin bir son kullanma tarihi vardır.

Kiryu ile son defa…

Yine her Yakuza oyununda olduğu gibi aslında eski bir oyuna kavuşmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Niye mi? Çünkü Japon kardeşlerimiz bu oyunu 2016 yılında mideye indirdi de ondan! Neyse, şükür kavuşturana diyelim. Heyecan içinde giriş yaptığım Yakuza 6’nın ilk videosunda ihtiyar delikanlı Kiryu’yu görünce yine “heyt bee – erkek bee” nidaları atmış olabilirim. Fakat Kiryu’nun tezgahın üzerine beyaz toz serpiştirdiğini görünce aklımdan kötü şeyler geçmedi değil. “N’oluyor be?” demeye gerek kalmadan kamera zoom out yapınca tozun süt tozu olduğunu ve Kiryu’nun bebek maması hazırladığını görünce rahatladım. Evet, yanlış okumadınız. Dojima’nın Ejderi biberon hazırlayıp küçük Haruto’ya mamasını veriyor. Haruto mu kim? Kiryu’nun kızı gibi gördüğü Haruka’nın oğlu!! Tam kafalar karışıyor derken dört sene öncesine, Yakuza 5’in sonuna gidiyoruz. Haruka dünyaya Kiryu’yu babası olarak ilan ediyor, Kiryu ağır yaralı falan. Akabinde Kiryu iyileşerek beşinci oyunda yaptıklarının cezasını çekmek için yine hapse giriyor. Okinawa’daki yetimhanedeki çocuklarla ilgilenmek de yine Haruka’ya düşüyor. Bu arada, Sunshine Orphanage olan yetimhanenin adı neden Morning Glory olmuş anlayabilmiş değilim. Konuya dönelim. Çocuklara Haruka bakıyor fakat magazin dergilerinde sürekli Yakuza kızı falan diye haberleri çıkınca kızcağız çocukları korumak için formülü oradan uzaklaşmakta buluyor. Derken aradan üç küsür sene geçince Kiryu hapisten çıkagelir ama Haruka ortalarda yoktur. Ta ki Kamurocho şehrinde bir araba kendisine çarpıp komalık edene kadar. Üstelik kucağında sımsıkı koruduğu bir bebek vardır! Kiryu boş durmaz, tabii. Bebeği himayesine alır ve hem faillerin hem de çocuğun babasının peşine düşer. Ha, bütün hikayeyi anlattı sanmayın. Bu sadece oyunun başı. Daha çok şey göreceksiniz çoook.

Bunu da okuyun >  Devlerle kapışın şehri kurtarın: Extinction oyunu

Aceleye gelmeyen oyun

Her Yakuza oyununda olduğu gibi basit başlayan senaryo dallanıp budaklanıyor ve her çeşit insan işin içine giriyor. Anlayacağınız, yine roman gibi olay. Tabii bu sefer final yapımı olduğu için biraz da duygusala bağlamayı ihmal etmemişler. Yakuza 6’nın getirdiği en büyük yenilik grafik motorunda. Açık konuşayım, Dragon Engine adlı motorda ilk bakışta çok fark yokmuş gibi gözüküyor ama sihir detaylarda gizli. Öncelikle yüz hatları ve animasyonları çok daha gerçekçi. Ayrıca çevre ile çok daha fazla etkileşime girebiliyoruz. Sokakta yürürken çarptığımız küçük nesneler devrilip kırılabiliyor ve bir mağazaya veya markete girerken artık yükleme ekranı diye bir şey yok. Kiryu pat diye kapıyı açıp markete girebiliyor mesela. Daha da güzeli, sokakta yaptığımız kavgalar bu dükkanların içine taşabiliyor. Bir restoranın camları kırılabiliyor, içindeki masa sandalyeler silah olarak kullanılabiliyor. Lakin bu durumun sunduğu küçük bir eksi de var. Konsol daha fazla şey yüklediği için dolayısıyla daha da zorlanıyor ve kalabalık düşmanın üzerine atlayınca küçük FPS düşüşleri yaşanabiliyor. FPS demişken aklıma geldi. Yakuza 6’nın sunduğu bir diğer yenilik de olayları artık Kiryu’nun gözünden görebilmemiz. Yani sokaklarda birinci şahıs bakış açısından da gezip koşabiliyoruz. Eskiden sadece etrafımıza bakınmak vardı ama artık yürüyebilmek de opsiyonel bir seçenek. Ezberlediğimiz şehir Kamurocho sokaklarının yanında Hiroshima’da küçük de bir kasabada takılıyoruz. Yapabileceklerimizin yine sınırı yok. Karaokeler, atari salonları, host kulüpleri, bilardo, beysbol ne ararsanız var. Tek üzüntüm kanca makinelerini kaldırmışlar. Onun yerine bol bol selfie (poz verenlere dikkat edin!) çekiyoruz. Ana hikayenin yanında sub stories diye geçen han hikayelerini de yapmayı ihmal etmeyin. Bunlar bize puan olarak geri dönüyor ve bunlarla Kiryu’yu güçlendiriyoruz. Yakuza 6’nın getirdiği bir yenilik klan kurma olayı. Hiroshima’ya gittiğimizde açılan bu ek bölümle kendi çetemizi kurabiliyor, liderler atayıp şehrin kötülüklerden arınmasına katkı yapabiliyoruz. Bir diğer yenilik ise “troublr” adlı uygulama. Burada insanlar başları derde girerse mesaj atıyor ve siz yardıma koşabiliyorsunuz. Bana sorarsanız gereksiz çünkü getirisi az ve görevler sıkıcı. Yok efendim, kadın yerde bir adet “traunier” istiyor. Yok birisi şehre bomba saklamış bulmamız lazım. Boş işler arkadaşlar.

Bunu da okuyun >  Detroit: Become Human Oyun İncelemesi

Dövüşler yine leziz

Dövüş sistemi, daha doğrusu karakter geliştirme yine değişmiş. Önce dövüşlere değineyim. Çok eğlenceliler! Bahsettiğim gibi dükkanlara dalabiliyoruz ve yeni grafik motoru ile tüm bunlar çok daha estetik duruyor. Bu dövüşlerden, ana görevlerden, yan görevlerden ve aktivitelerden puanlar elde ediyoruz. Güç puanı, sağlık puanı, star puanı gibi. Bu puan dağılımları ile de Kiryu’yu güçlendiriyoruz. Örneğin daha güçlü olması için 10 güç puanı harcamak veya daha yüksek can çubuğu için 20 sağlık puanı harcamak gibi. Basit ve kullanışlı bir sistem olmuş ve puanlara göre Kiryu’yu dilediğiniz gibi güçlendiriyorsunuz. Eskiden her geliştirme aynı puan/para kullanırken şimdi dallara ayrılmış, fark bu. Ayrıca bu yeni sistem sizleri daha çok lokantaya girip yemek yemeye de teşvik ediyor. Neden mi? Yemek demek sağlık depolamak demek ve sizlere puan kazandırıyor. Dolayısıyla bir dövüşten çıktıktan sonra en yakın restorana girmeyi ihmal etmeyin ama yerken fazla da abartmayın. Çünkü Kiryu’nun midesinin bir sınırı var ve aşarsanız Kiryu için hiç iyi olmuyor, demedi demeyin.

Yakuza 6 duygusal bir final yapıyor. Onca mazisi var sonuçta. Tüm Yakuza ekibine gönülden bir teşekkür sunarım bana yaşattıkları için. Tabii Kiryu’nun macerasına birkaç ay sonra Kiwami 2 (ikinci oyunun yeniden yapımı) ile devam edeceğiz ama o ayrı, çaktırmayın. Esas bomba aynı yapımcıların Hokuto no Ken’e yönelmesi. Japonya’da çıktı bile. Eh, beklemedeyiz


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla paylaşın!

0

Bir tepki verin

Bravo Bravo
0
Bravo
Yok artık Yok artık
0
Yok artık
Beğendim Beğendim
0
Beğendim
Beğenmedim Beğenmedim
0
Beğenmedim

0 yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir